|
Deyiş’ten,
Deyiş ekibi olarak bundan
iki yıl önce bir yola girdik. Yolun ne kadar meşakkatli olduğunun
aslında çok da kestiremedik önceleri. Gençtik ve heyecanlıydık.
Gençliğimizin verdiği bu dinamizmi birikimlerimizle yoğurup bir
dergi çıkartmak istedik. Oturduk konuştuk, tartıştık ve yolumuzun
yönünü çizmeye çalıştık. Bizi anlatan, bizden olan, bizi kendisiyle
birlikte taşıyan, geliştiren, büyüten bir dergi olsun istedik. Bizim
de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencileri olarak bir
sözümüz vardı elbet. Dilimiz döndüğünce bunları sizinle paylaşmak
istedik. Bir ‘’yazın’’ dı bu, bizi yazıyla, dil ve dilin bütün
ahengiyle buluşturan, yaşamı gerçekliğin yapaylığından kurtaran bir
imge.
Bu yüzden ‘’Deyiş’’ olsun
istedik adımız. Hepimizin bir deyişi vardı elbet, bizden bir şeyler
olan deyişler. Sesimizi duyurmak ve hayata bir şeyler katmak
istedik, bakın biz de varız dedik ötekilere. Var olmak istedik ve
kendimizi yeniden yaratmak deyişlerimizle. Yüzleşmek istedik,
tanımak veya tanınmak ve hepsinden önemlisi de ‘’bilmek’’ ti
gayemiz.
İlk sayı ile son sayımız
arasındaki değişim, yenilik ve farklılık bizim başarı grafiğimizin
sürekli yukarıya doğru çıktığının bir göstergesidir. Her sayımızla
daha zengin bir içerik ve teknik olarak daha kaliteli bir sayı ile
karşınıza çıktık. Her sayıda birikim ve tecrübemizi katlayarak
dergicilik adına sürekli yeni adımlar atarak kendimizi yeniledik. Ön
yargılardan ve tutuculuktan uzak olan anlayışımızla yapılan en küçük
ve basit eleştirileri dahi dikkate alarak eksiklerimizi görmeye ve
bunları gidermeye çalıştık. Amacımız hatasız bir dergi çıkarmak
olmadı hiç, mutlaka hatalar olacak ama biz en az olsun istedik.
Çünkü bir gün eleştirilmediğimizde bu derginin misyonu da bitmiş
olacak. Eleştirilmek Deyiş ekibine hırs veren ve bizi okumaya,
araştırmaya zorlayan bir olgu aslında. Bu yüzden ilk sayımızdan bu
güne dek yanımızda olup bizi desteklediğiniz için size müteşekkiriz.
Bu gün dergimizin yedinci sayısını çıkartmanın kıvancını yaşıyoruz.
Bize gelen eleştirilerden
anladığımız kadarıyla Deyiş Dergisi sadece bir üniversite dergisi
değil aynı zamanda okulun dışında ve hatta İstanbul’un dışında da
bir Edebiyat Dergisi olduğunu gösteriyor. Şu an tek sıkıntımız
dergimizi yurdumuzun diğer bölgelerine ulaştıramayışımızdır.
İmkanları ve şartları zorlayarak edebiyat dostlarına daha kolay
iletişim kurmak ve deyişlerimizi paylaşmak için bir web sitesi
hazırladık. Bu vesile ile okuyucularımız Deyiş Dergisi’nin önceki
sayılarına ulaşma imkanı sunduk. Artık sanal olarak da
okuyucularımızla buluşmaktan onur duyuyoruz.
Biz nehre bir çakıl taşı
attık. Adını ‘’Deyiş’’ koyduk. Bazen sağa bazen sola çarpacak, bazen
suyun akışına kapılacak bazen de durulacak. Fakat biliyoruz ki
eninde sonunda üstatların içinde yüzdüğü deryaya çıkacak. Bu
yolculukta, ilk sayıdan yedinci sayıya kadar emeği geçen tüm
arkadaşlarıma teşekkür etmeyi üzerime vazife sayıyorum.
Bilal ÖZBAY |